Hikaye



Güneydoğu’da askerliğini yaparken gördüğümüz Er Ensar (Nejat İşler) acımasız bir ölüm makinesidir. Askerdeyken 12 yaşındaki kız kardeşine bir sübyancı tecavüz etmiştir. Kızın akıl hastanesinde kendini astığını askerden döndüğü ilk gün sarsıntıyla öğrenir Ensar. Savaş gazisi bir süre sonra ortadan yok olur. Ardından şehirde cinayetler işlenmeye başlar. Soruşturmayı cinayet masasından iki usta dedektif üstlenir, Abbas  - (Uğur Yücel) ve  “Akrep” Celal  (Kenan İmirzalıoğlu). Yanlarında bir de stajyer polis memuresi Ezo (Berrak Tüzünataç) vardır. Öldürülenlerin ortak özelliği hepsinin aftan yararlanıp çıkan sübyancılar olduğudur. Cinayetler arttıkça halk tepki vermeye başlar. Tepki katilden yanadır. Neredeyse herkes katile hak vermektedir. Dışarıda dolaştırılan canilere yapılan bu infazlar katili isyankâr bir kahramana dönüştürmektedir. Halk ‘zalimleri affetmek mazlumlara yapılmış en büyük zulümdür.’ mantığıyla TV’lerde demeçler vermektedir. Dedektifler için her çıkan ipucu katilin Er Ensar olduğudur. Katili bulmak kolay olmayacaktır. Cinayetleri işleyen kişi sadece katleden biri değildir. Aynı zamanda ürkütücü bir zekâya ve hıza sahiptir. Cinayet mahalleri harita üzerinde işaretlendiğinde katilin Ejder resmi çizdiği fark edilir. Abbas tutkuyla katile doğru koşarken, Akrep Cello katile sempati duyduğunu açıkça ortaya koyar. Gittikçe çetrefilli yollara sapan cinayet örgüsü Abbas tarafından çözülür. Şaşırtıcı bir sonuç karşımıza çıkar. Abbas katili bulur elbette.

Ancak, zekâsı mı ona yardım etti yoksa katil mi kendini ele verdi?