Hikaye



Fırat (Tamer Karadağlı), ünlü bir gece kulübünün ortağı. Çok güzel bir evi, para sıkıntısı çekmeyecek kadar rahat bir yaşamı var. Ve hepsinden önemlisi o bir baba. Dört çocuğun babası. Ama, hayatında en çok sevdiği hayat arkadaşını kaybetmenin de acısını yaşıyor. Bunun için hayata karşı öfkeli ve gergin. Hele küçük kızı Naz’ın sorunları onu çok üzüyor. Fırat, karısından son hatıra olarak gördüğü sevgili küçük kızı Naz’ın sorunlarıyla başa çıkamadığını anlar ve özel bir bakıcı arar. 

Eylül (Azra Akın) 24 yaşında... Henüz bir kaç günlük bebekken yetiştirme yurduna getirilmiş. Anne ve babasının adlarını ve kim olduklarını bile bilmiyor. Hatta doğum tarihi bile sonradan öylesine, mecburiyetten eklenmiş kimlik kartına. Pek çoğu gibi hayatın karşısında kaybedeceği düşünülürken, okumuş, direnmiş başarmış ve çok güzel bir genç kız olarak hayata atılmış... 

Bir arkadaşının önerisiyle Fırat, Eylül'ü bulur. Böylece bambaşka hayatları yaşayan, bambaşka sorunlarla boğuşan bu iki insanın hayatı Fırat’ın evinde kesişir. Ama iki ayrı karakter, farklı dünyalardan gelen iki insan pek de kolay uzlaşamaz... İkisi de inatçı, ikisi de zeki... Biri hayatın kolayını korkutarak, ciddi durarak, karizmasını koruyarak bulmuş... Diğeri de, içindeki sevgiyi paylaşarak ve gülümseyerek... Apayrı iki karakter... Tam anlamıyla birbirleriyle “hiç işi olmayacak” iki insan...Acaba gerçekten olmayacak mı? Yoksa, didişen, pes etmeyen bu iki insan birbirlerini anlayıp arkadaş olabilecekler mi? Birbirlerini zaman içinde sevebilecekler mi? Acaba, hayat küçük sürprizlerinden biri yapıp, iki insanı aşık edecek mi?

Yağmur Zamanı, hayata gülümsemenin, umudu yeşertmenin, sevginin ve aşkın öyküsüdür.