Hikaye



Adı üstünde Gönül İşleri... Hikaye 3 kızkardeşin, Servet, Saadet, Sevda’nın gönüllerle imtihanlarının hikayesidir. Hem kendi gönülleriyle, hem sevdiklerinin gönülleriyle, hem de hiç tanımadıkları insanların gönülleriyle...

Nasıl hiç tanımadıkları... Basbayağı hiç tanımadıkları... Çünkü kızlarımız Nikah Organizatörü... Çünkü her gün dükkanın kapısından gönüller dolusu damat, gelin, kaynana, elti, dünür giriyor. Çünkü bizimkilerin işi insanların bu en güzel gününde onları en güzel bir şekilde evlendirmek, dünya evine uğurlamak...Kolay mı bu? Kolay olur mu? Görmüşü var görmemişi var, hırlısı var hırsızı var, arlısı var arsızı var, köylüsü var kentlisi var, sağcısı var solcusu var, ben balonda evlenecem diye tutturanı var, otur kır kıçını diye delleneni var, gelinliğin 1.000 liraya olanı var 15.000 liraya olanı var, gelinini boğacak kaynana, damadını camdan atacak kaynata var. Var oğlu var. Niye? Çünkü her canlı bir gün düğünü tadacaktır. Her çeşit insan evlenir çünkü. Ve düğün sahibini mutlu etmek imkansız gibi bir şeydir. Niye? Çünkü yüzbir şeyin yüzünü başarsanız, biri gözüne batar. Böyledir. O yüzden zor bizim kızların işi... Servet’in deyişiyle “Aşktan iş mi olur?”

Ha, tek zorluk işin kendisi mi? Değil. Bizim kızlar da zor canım. Servet desen işkolik, kontrolcü, birazcık müşkülpesent...  Babasına kocasına, Saadet’ine Sevda’sına ayrı ayrı çektirir. Saadet desen saf, nazik... 100 yıl geç gelmiş dünyaya. Sokağa bırakmaya korkarsın. Sevda anasının gözü. Her şeyi planlı, düşünülmüş.. Ama işte gönül gözü anasının gözüne benzemiyor. Her şeyi adım adım planlasan da, hayat seni kucağında sallıyor yeni doğmuş bebek gibi.

Anlayacağınız, hikaye bu 3 benzemez kardeşlerin nikahıyla düğünüyle, aşkıyla kederiyle, varlığıyla yokluğuyla imtihanları... Neresinden baksan Gönül İşleri yani...